Ramazan ve İnfak

Rabbimize sonsuz hamd ve senalar olsun ki; sevgili Peygamberimizin tabiri ile evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş olan Ramazan Ayı’nın heyecanını yaşıyoruz.

Rabbimize sonsuz hamd ve senalar olsun ki; sevgili Peygamberimizin tabiri ile evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş olan Ramazan Ayı’nın heyecanını yaşıyoruz. Manevi güzelliklerle dolu olan Ramazan Ayı, ilâhi rahmetin bütün kâinatı kuşatıp kucakladığı, kulluk şuurunun yeniden alevlendiği rahmet ve bereketi bol bir aydır. Oruçlar, teravihler, iftarlar, sahurlar, mukabele, zikir, dua ve niyazlarla her türlü feyiz, bereket ve mağfireti içinde barındıran bu ay, insanlığın kararan ufkunu aydınlatan “doğru yolu gösteren, hak ile batılı birbirinden ayırmanın açık delillerini getiren ve hidayet rehberi olan Kur’an’ın inmeye başladığı aydır.” Hz. Muhammed (sav) bu ayda peygamber olarak görevlendirilmiştir. İslam’ın dört temel ibadetinden biri olan oruç, bu aya özel olarak farz kılınmıştır. Bin aydan daha hayırlı olduğu Kuran’da ifade edilen Kadir Gecesi bu ayın eşsiz gecelerinde gizlenmiştir.

Sevgili Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Mübarek Ramazan ayına kavuştunuz. Allah (cc) bu ayda sizlere oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapatılır ve şeytanlar zincirlere vurulur.”  Bu hadis-i şerif gösteriyor ki; ramazan ayında iyi işler yapıp kötülüklerden sakınan kimse için cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır. Mü’min, oruç sayesinde nefsine hâkim olup şeytana uymadığı için, şeytan eli kolu bağlanmış ve etkisiz hale gelmiş olur.

Sevgili Peygamberimizin seçkin sahabelerinden İbn’i Abbas’ın, Peygamberimizin ramazan yaşantısından bahsettiği sözlerini burada sizlerle paylaşmak istiyorum. “Peygamberimiz insanların en cömerdi idi. Kendisine vahiy getiren Cebrail (as) ile Ramazan Ayı’nda karşılaştığı zaman cömertliği doruk noktasına erişirdi. Cebrail (as) ramazanın her gecesinde peygamberimizle buluşup Kur’an okurlardı. İşte böylece peygamberimiz, insanlara rahmet getiren rüzgârlardan daha cömert, daha yararlı olurdu.” 

Değerli Okuyucularım,

İbadetlerimizin bizi ahlaken geliştiren ve Allah’a yaklaştıran çok önemli bir işlevi vardır. Her ibadet bizi geliştirir, hayatımızı disipline eder, ruhumuzu yüceltir ve düşünce ile davranışlarımızın ölçülü hale gelmesine yardım eder. Bu durum bütün ibadetlerimiz için geçerlidir. Başlıca ibadetlerimiz olan namaz, oruç, zekât ve hac vb. hepsinde bizi Allah’a yaklaştıran yollar vardır.

Mali ibadetlerimizden infak, farz olan zekâtı ve gönüllü olarak yapılan her türlü hayrı içeren geniş bir kavramdır. Bu üst ibadet kavramının altında zekât, fitre, fidye, kefaret ve sadaka gibi alt başlıklarda yer bulan tüm mali ibadetlerimizde de bizi ruhen ve bedenen geliştiren güzel yönler vardır. Ancak acı bir gerçektir ki mali ibadetlerimize gereken önemi gösterdiğimiz çok da söylenemez. Çünkü ibadet deyince aklımıza sadece namaz gelmektedir, toplumla ilgili olan ve fedakârlık ile paylaşmaya dayalı ibadetleri biraz es geçmekteyiz. Bu bağlamda 2019 yılı Ramazan Ayı Ana Tema’sının Diyanet İşleri Başkanlığımızca “Ramazan ve İnfak” olarak belirlenmesi çok anlamlı ve yerinde olmuştur.

İnfak; hem bu dünya hem de ahiret hayatını düşünen ve ona göre yaşayan kimselerin Allah için karşılıksız yardımda bulunması ve sahip oldukları maddi ve manevi değerleri ihtiyaç sahipleri ile paylaşmaları anlamına gelir. İnsanın ortaya koyduğu her türlü iyilik, fedakârlık ve harcamalar infaktır. Burada tek bir hedef vardır; o da sadece Allah’ın rızasıdır. Yani infakta ne verdiğimizden çok kimin için verdiğimiz önemlidir. İnfak saf ve duru bir ibadet olduğu için başkalarının aferini ya da farklı bir beklenti bu ibadeti infak olmaktan çıkartır. Riya ve gösterişten uzak olmak çok önemlidir. Çünkü riya insanı Allah muhafaza şirke götürecek kadar tehlikeli bir huydur.

Kıymetli Okuyucularım,

Bir sonraki ramazan ayına ulaşıp ulaşamayacağımız belli değil. Şüphesiz bu, bize hayatı da ölümü de veren Allah Teâlâ’nın takdirinde olan bir konudur. Madem öyle, gelin bu yıl yüce Rabbimizin bize bir kez daha nasip ettiği ramazanımızı şanına göre değerlendirelim. Ramazan boyunca kendimize bir yol haritası çizerek rahmetten, feyiz ve bereketten en çok nasıl istifade edebiliriz diye bir gayretin içerisinde olalım. Birlerin yedi yüz olduğu, hatta sınırsız olduğu bu ayda, bizi günde beş kez huzuruna çağıran ilahi çağrıya cevap verip camilerimize koşarak daha çok icabet etmeye çalışalım. Kadını, erkeği ve çocuğu ile ibadetlerimizi camilerimizde cemaat içinde yaparak bereket ve mağfiretten daha çok istifade edelim. Ramazan Kur’an ayıdır, o halde biz de Kur’an ile olan irtibatımızı daha güçlü tutalım. Elimizi uzattığımız her bir nimetin bize Allah (cc) tarafından gönderildiğini tefekkür edelim ve şükredelim. Manevi oluşumumuza katkıda bulunacak yeni kitaplar ve mutlaka Kur’an meali okuyalım ya da dinleyelim. Ramazan gecelerinin sıcak yuvalarımızda aile fertlerimiz arasında ayrı bir mana içinde yaşanması gerektiğini de unutmayalım. Çocuklarımız Ramazan neşesini, iftarların sahurların ve teravihlerin manevî havasını soluyarak büyüsünler. Bunun için, bu mübarek gecelerde onları hediyelerle sevindirip, camilerimize alıştıralım. Özellikle iftar ve sahur vakitlerinde milletimiz ve tüm İslam dünyası için dualar edelim.

Ramazan ayımızın bütün İslam dünyası ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

  •   13 May 2019 Pzt
  •   197
 
 
 

MAKALE YORUMLARI

Bu Makaleye Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır