Tevazu İnsanı Yüceltir

Tevazu; İnsanın, kâinatın sahibi olan ulu Allah karşısındaki konumunu bilip ona göre duruş sergilemesi ve insanlara da doğal, saygılı, alçakgönüllü ve ölçülü bir şekilde davranmasını ifade eden önemli bir erdemdir.

Tevazu; İnsanın, kâinatın sahibi olan ulu Allah karşısındaki konumunu bilip ona göre duruş sergilemesi ve insanlara da doğal, saygılı, alçakgönüllü ve ölçülü bir şekilde davranmasını ifade eden önemli bir erdemdir.

Yüce dinimiz İslam, sosyal durumu ne olursa olsun; kültürlü-cahil, zengin-fakir, beyaz-siyah bütün insanlara insan olmaları yönüyle aynı önemi vermiş, insanları tarağın dişleri gibi eşit değerlendirmiştir. Üstünlüğün malda mülkte ya da sahip olunan dünyevi değerlerde değil de ancak takvada olduğunu ortaya koymuştur. Müslümanlara ise birbirlerine kardeşçe davranmalarını, kardeşçe yaklaşıp kaynaşmalarını emretmiştir. Peygamberimiz Allah Teâla’nın bu emrine en güzel bir şekilde uyguladığı için ona inanan Mü’minler hep onun etrafında olmuşlar ve onu hiç bırakmamışlardır. Bu husus kutsal kitabımızda şöyle vurgulanmaktadır: “Ey Peygamber Allah’tan bir rahmet sebebiyledir ki sen çevrendeki insanlara yumuşak davrandın (onlara sevgi ve şefkat gösterdin); eğer kaba ve katı yürekli olsaydın, şimdi onlar çevrenden dağılıp gitmişlerdi.” (Âli İmran, 159)

Tevazu erdemine sahip olan kişi, benliğinde kibir, gurur ve kendini beğenmeye yer vermez, bencil davranmaz. Tevazu sahibi insan alçak gönüllüdür, insanlara sosyal durumu ne olursa olsun herkese sevgi ve adalet içerisinde yumuşak davranır. İnsanlara hak ettiği değeri ve saygıyı göstererek, yaratılıştan taşıdığı, ahsen-i takvim ve eşref-i mahlûk olma niteliğine uygun davranıp, değerini düşürecek durumlardan kaçınır. Tevazu gösterme ölçülü ve itidalli davranmadır. Bazılarının sandığı gibi kılık ve kıyafetine önem vermemek, temizliğe riayet etmemek, kimliğini ve kişiliğini korumamak tevazu değildir. Sevgili Peygamberimiz “kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez buyurmuştu. Bunun üzerine bir adam: Ey Allah’ın Resulü, insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever. Bu kibir midir? Peygamberimiz de, Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise hakkı kabul etmemek, insanları hor ve hakir görmektir” (Müslim, İman 147) buyurmuştur.

Kibir psikolojik bir hastalıktır. Hataların başı ve insanın en büyük düşmanlarından biridir. Şeytanı “şeytan” yapan kibir, tarih boyunca pek çok insanın yoldan çıkmasına sebebiyet vererek Hakk"ı yalanlayanların ve isyancı tiplerin ortak özelliği olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz tevazunun zıddı olan kibrin en önemli tarihsel prototipleri olan Karun, Haman ve Firavun örneklerini bize kötü örnekler olarak göstermektedir.

Şâir’in söylediği gibi;

“Mâl ü mülke olma mağrûr, deme var mı ben gibi!

Bir muhâlif yel eser, savurur harman gibi…”

Mütevazı bir insan sabır, cömertlik, fedakârlık, zarafet gibi bütün ahlaki erdemleri beraberinde taşır. Bu erdemlere sahip olabilmemiz dileğiyle…

  •   05 Şub 2021 Cum
  •   2054
 
 
 

MAKALE YORUMLARI

Bu Makaleye Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır

 
 
 
 

Son Haberler

YETİM VE ÖKSÜZ ÖĞRENCİLERİN DOĞUM GÜNÜ PASTASI VE HEDİYELERİ BELEDİYEDEN