Bizi Bize Yaklaştıran Değer “Kurban”

“Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” (En’am, 162)

Bizi Bize Yaklaştıran Değer “Kurban”

“Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” (En’am, 162)

Yeniden büyük bir bayrama kavuştuk. Rahmet, bereket ve esenlik dolu bu günlere bizleri kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar olsun. Rabbimizin “Halil” vasfıyla dost edindiği Hz. İbrahim’e, büyük bir teslimiyet ve sadakat örneği ortaya koyan Hz. İsmail’e ve her iki Peygamberin bu yüce eylemini büyük bir bayrama dönüştüren Muhammed Mustafa’ya (sav) sonsuz salat ve selam olsun.

Değerli Okuyucularım,

Kurban kelimesi sözlük olarak “yaklaşmak, yakınlık, Allah’a yaklaşmamıza vesile olan, sebep olan şey” demektir. Bir ibadet olarak terim anlamıyla ise, Kurban Bayramı günlerinde Allah Teâlâ’ya yaklaşmak maksadıyla kesilen ve belirli şartları taşıyan hayvana verilen addır.

Bütün ibadetler insanı Allah’a götürür. Kurban da öyledir.  Kurban, dünyevi uğraş ve meşgalelerden sıyrılıp insanın Allah’a yürüyüşünün en bariz ve sembolik ifadelerinden biridir. Kurban ibadetinin Allah’a yakınlaşmak manasının derinliklerinde insanın insana yakınlaşması da vardır. Modern dünyada insanlar kendilerini toplumdan isteyerek ya da istemeyerek de olsa izole etmeyi, bireysel yaşamayı tercih etmekte, akrabalık komşuluk ilişkilerini asgari seviyede tutmayı tercih etmektedir. Aynı apartmanda ikamet edip birbirlerinin cenazesini dahi duymayan duysa bile hiç ilgisini çekmeyenlerimiz bile vardır. Oysaki bizim medeniyetimizde “komşusu açken tok yatan bizden değildir” anlayışı hâkimdir. Bizim değerlerimizde komşuda bir şey pişince bizim evimize de bir tas gelir ve o tas geri boş gitmez. İşte kurban bu tür yüce değerlerimizi korumak için de bir fırsattır. İnsanı insana yaklaştıran, hatta global bir köy haline gelen dünyamızda ülkeleri ülkelere, kıtaları kıtalara, beyazı siyaha yaklaştıran ve bütünleştiren büyük bir ibadettir.

Kıymetli Okuyucularım,

Kurban, değerlerine yabancılaşmaya yüz tutmuş insanın başta Allah’a, kendi özüne, hatta canlı ve cansız her şeye karşı yabancılaşmasının önüne geçmek için emredilmiş bir ibadettir. Egoizme karşı kardeşlik hukukuna, paraya ve makama karşı tevazu ve merhamete, materyalizme karşı rahmet Peygamberimizin tesis ettiği sevgi medeniyetine götüren toplumsal bir ibadettir. Peygamberimiz kendisi kurban kesmiş ve durumu iyi olanlara kurban kesmelerini emretmiştir. Hatta “hali vakti yerinde olup kurban kesmeyen bizim namazgâhımıza yaklaşmasın” (İbn Mâce, Edâhı, 2) şeklinde vurgulu ifadeler de kullanmıştır. Kendisi kestiği kurbanın komşulara dağıtılmasını emretmiş ve akşamleyin ev halkına “hayvandan ne kaldı?” diye sorduğunda, Hz. Aişe annemiz “sırt kemiği hariç hepsi dağıtıldı” diye cevap vermiştir. Allah’ın elçisi, “desene! Sırtı hariç hepsi bizim oldu” buyurmuştur. Ne büyük bir diğerkâmlık örneği, ne büyük bir paylaşma anlayışı, ne anlamlı bir örnek ve ne büyük bir medeniyettir bu. Sahip olduklarımız aslında ahirete taşıyabildiklerimizdir. Bu hakikati anlamayan ve bu yüce değerlerin ne olduğunu bilmeyen kişiler için kurban bayramı sadece bir et festivali olsa gerektir. Oysaki değerler ve değerlilerini bilenler için kurban büyük bir kulluk inşasıdır.

Bu mübarek bayram günlerinin, salgın hastalığın memleketimiz ve tüm İslam âlemi başta olmak üzere insanlık ailesinin üzerinden kalkmasına vesile olmasını yüce Rabbimden niyaz ederim. Bayramlarımız mübarek olsun, kurbanlarımız bizi Rabbimizin yakınlığına taşıyacak makbul ibadetler olsun.  

  •   01 Ağu 2020 Cmt
  •   5876
 
 
 

MAKALE YORUMLARI

Bu Makaleye Henüz Yorum yapılmamış. İlk sen yorum yap..

YORUM YAPINIZ

* Yorumlarınız kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır